ISO 27001 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ISO 27001 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2017 Cuma

ISO 27001 SİSTEM KURULUMU AŞAMASINDA KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi son yıllarda kurumlar tarafından oldukça talep gören bir standart haline geldi. Bu talebin altında yasal gereklilikler, müşteri talepleri ve kurumun stratejik hedefleri gibi çeşitli nedenler yatabilmekte. Ancak standarda uygunluğun başarısında motivasyon ne olursa olsun bu sistemin uygulanması ve işletiminde üst yönetim desteği en büyük payı almaktadır. Standart son revizyonunda dahi yönetim desteğini ifade edebilmek için “Liderlik” maddesi ortaya çıkmıştır. “Yönetime rağmen” yönetim sistemi kurmak ve işletmek sistemin ömrünün kısa olmasına neden olacaktır.

Yönetim desteği ifadesi her zaman maddi destek olarak algılanmamalıdır. Kurum bütçesine göre maddi destek ve kaynağın önemi yadsınamaz ve olmazsa olmazdır ancak yönetimin kurum çalışanları için motivasyon sağlayıcı davranışlar sergilemesi de başarı için oldukça önemlidir. Proje başında yönetimin kurum çalışanlarından projeye destek göstermelerini isteyen bilgilendirme mesajı paylaşması, sorumluluk ataması, bazı toplantı ve eğitimlere katılım gösterip projenin önemini ifade etmesi gibi hususlar çalışanlarda bu sistemin uygulanması konusunda motivasyon sağlamaktadır. Belgelendirme amacı taşıyan kurumlar da bu ve benzeri durumları kayıt altına alarak liderlik maddesi için kanıt oluşturmalıdırlar. Aynı zamanda yönetime düzenli olarak raporlama yapılması, yönetimin sistemin içinde tutularak güncel bilgilere sahip olmasını sağlayacaktır.

Kurumlar yatırım kararlarını belirlerken bütçe planlamasına bilgi güvenliği ile ilgili konuları da dâhil etmesi önemli olacaktır.

Yönetimden beklenen destek sağlanmazsa çalışanlar üzerlerine düşen görevleri sahiplenmeyip sorumluluklarını gerçekleştiremeyebilirler. Bu da yönetim sisteminin etkin şekilde işletilmesine engel olabilecek sonuçlar doğurabilmektedir.

Yönetim sisteminin içerisinde yapılması veya dikkat edilmesi gereken bir diğer husus; rol ve sorumlulukların doğru ve tam olarak belirlenmesidir. Bu rol ve sorumluluklar gerek proje yöneticileri gerekse de son kullanıcılar açısından doğru belirlenmelidir. Tanımlanmış olan rol ve sorumlulukların yerine getirilmemesi başarıyı büyük ölçüde etkileyecektir. Bu noktada tanımlanmış olan sorumlulukların yerine getirilmemesi ve yerine getirmemenin doğuracağı sonuçlar için tanımlı bir süreç oluşturulması ile eskalasyon yapısının işletilerek takip edilmesi, gereken işlerin zamanında yapılması konusunda fayda sağlayacaktır.


  
ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi risk temelli bir yönetim sistemidir. Kurum için uygulanabilir bir risk metodolojisinin oluşturulması kurumdaki herkes tarafından anlaşılıp sürdürülebilirliğinin sağlanması adına büyük önem taşımaktadır.

Risk değerlendirmeleri sonucu risk işleme kararlarına bağlı olarak aksiyon planlarında belirlenmiş olan aksiyonların zamanında yapılması ve takip edilmesi, aynı zamanda bu aksiyonlar için kaynak ayrılması risk yönetiminin başarısını sağlayacaktır. Risk değerlendirme sonrasında alınacak risk işleme kararları için yönetim risk kabul kriterleri doğrultusunda kabul edilebilir risk seviyesine karar vermelidir. Bu seviyenin gelecek dönemlerde giderek düşürülmesi de sistemin daha iyi seviyelere gelmesi açısından önemli olacaktır.

Risk değerlendirme ve işleme karalarının sonucunda oluşturulması gereken sistemin daha iyi bir noktaya gelmesini sağlayacak bilgi güvenliği amaçlarının sadece bilgi teknolojilerini ilgilendiren amaçlar olmaması, her departman ile ilgili olabilecek amaçların da belirlenmesi bilgi güvenliğinin sadece bilgi teknolojileri departmanına özel bir uygulama olduğu düşüncesinin ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır. Bilgi güvenliği amaçlarının ölçülebilir ve gerçekleştirilebilir amaçlar olarak seçilmesi sisteme faydalı olacaktır.

Bilgi güvenliği yönetim sisteminin uygulanması ve işletilmesi konusunda proje yöneticileri ile birlikte her çalışan için görev ve sorumlulukların belirlenmesi standart tarafından istenmektedir. Bunun sağlanabilmesi için ihtiyaç olan yetkinliklerin doğru belirlenerek iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Eğitim takvimlerinin oluşturularak yetkinliklerin arttırılması sağlanmalıdır. Ancak alınan eğitimlerin veya diğer yetkinlik tanımlarının istenilen seviyeye gelip gelmediğinin kontrolü birçok firmada göz ardı edilmektedir. Gerçekleştirilmiş olan işlemlerin ihtiyacı ve beklentiyi karşılayıp karşılamadığının ilgili ve yetkili kişilerce değerlendirmesinin yapılması gerekir.

Son kullanıcıların dikkat etmesi gereken konular ile sorumluluklarının anlatıldığı farkındalık eğitimlerinin ilgili taraf analizi sırasında ortaya çıkmış olan kapsam dâhilindeki her çalışan ile birlikte kapsam dışında kalan çalışanlara da verilmesi oldukça önemlidir. Farkındalık eğitimlerinin hedef kitlesi belirlenirken kurumların genellikle gözden kaçırdığı stajyerler ve kurum içindeki ve dışındaki taşeronların da eğitimlere dâhil edilmesi gerekmektedir.

Farkındalık eğitimleri sadece sınıf eğitimi olarak değerlendirilmemelidir. Kişilere atanacak online eğitimler, verilecek broşürler, düzenlenecek etkinlikler, ödül sistemleri gibi çözümler ile farklı şekillerde farkındalık sağlanabilir. Farkındalık çalışmaları sonrasında bu çalışmaların etkinliğinin değerlendirilmesi unutulmamalıdır. Bu değerlendirme sınav olarak yapılabileceği gibi karşılıklı mülakatlar ile de yapılabilir. Önemli olan çalışanların bir konu ile ilgili aynı ve doğru fikre sahip olmasının sağlanmasıdır.

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi standardı diğer ISO standartlarından farklı olarak 2 bölümden oluşmaktadır. Standart ana maddelerine ek olarak hazırlanmış olan EK-A kontrol maddeleri belirlenmiş kapsam ile ilgili olan kontrollerin seçilerek ilgisiz olanların hariç bırakılmasını mümkün kılmaktadır. Örneğin kurum içinde BGYS kapsamı dahilinde yazılım geliştirme yapılmıyorsa yazılım geliştirme ile ilgili kontrol maddeleri hariç bırakılabilir.

Yönetim sisteminin başında kurum ile ilgili olabilecek tüm tarafların doğru analiz edilmesi gerekmektedir. Bu analize hem kurum içi hem de kurum dışındaki tüm tarafların dâhil edilmesi önemlidir. Müşteriler, tedarikçiler, devlet ve düzenleyici kuruluşlar, çalışanlar, paydaşlar, iş ortakları vb. ilgili tüm tarafların BGYS açısından ihtiyaç ve beklentilerinin doğru analizi yönetim sisteminin kapsamının doğru belirlenmesine ve işletilmesine fayda sağlayacaktır.

Yönetim sisteminin kapsamına karar verilirken ilgili taraf analizinde ortaya çıkan tedarikçiler iş ihtiyacına bağlı olarak hizmet sürekliliği açısından kritik olanlar için Hizmet Seviye Anlaşmaları (SLA), bilgi paylaşımı konusunda kritik tedarikçiler için Gizlilik Sözleşmeleri yada gizlilik maddeleri içeren Hizmet Sözleşmeleri yapılması gerekmektedir. Sözleşme yapılma ihtiyacı doğru belirlenmelidir. Örneğin kurum ofis sarf malzemeleri alımı yaptığı bir firma ile sözleşme imzalama ihtiyacı duymayabilir. Gizli bilgi paylaşımı yapılmamakta ve alternatif tedarikçiler bulunabildiği için kritik tedarikçi sınıfında olmayabilir. Ancak kurum içinde tedarikçiler tarafından sağlanan yemek, servis, temizlik gibi hizmetler için mutlaka gizlilik sözleşmeleri yada gizlilik maddeleri içeren hizmet sözleşmeleri yapılmalıdır.

Tedarikçi sözleşmelerinin yapılması her zaman kurumun inisiyatifinde olamayabilir. Tedarikçiler sözleşme koşullarından ötürü sözleşmenin düzenlenmesi taraftarı olmayabilirler.  Kurum bu noktada sözleşme şartlarını değiştirerek sözleşme yapılmasını teşvik edebilir. Ancak yine de sözleşmenin düzenlenmesi mümkün olamayabilir. Sözleşmelerde dikkat edilmesi gereken tedarikçi ile gizli bilgi paylaşımının yapılıp yapılmadığı, hizmet sürekliliği açısından kritikliği, alternatif tedarikçi mevcudiyeti gibi konulardır.

Tedarikçilerden alınan hizmetlere göre ihtiyaçlar doğrultusunda kriterler belirlenmeli ve periyodik olarak hizmet değerlendirmelerinin yapılması gerekmektedir.


Bilgi güvenliğinin sağlanabilmesi için uygulanacak olan teknik kontrollerin yürütülmesi için büyük yatırımların gerçekleştirilmesi standart tarafından şart koşulmamaktadır. Teknik kontrol uygulamaları hususunda birçok kurum için akla gelen ilk soru ciddi maddi kaynak yatırımının gerekli olup olmadığıdır. Bu konu tamamen üst yönetimin risk iştahına ve süreçlerin işletilebilmesi ve iyileştirilebilmesi için ihtiyaç duyulan hizmet ve kaynaklara bağlıdır. Standart hiçbir zaman bir ürün ya da hizmetin kullanımını zorunlu tutmamaktadır. Piyasa içerisinde ihtiyaç duyulan hizmetler için hem ücretli hem de ücretsiz uygulamalar ile farklı çözüm yolları bulunabilmektedir. Dikkat edilmesi gereken şey iş süreçlerinin yönetiminin etkin ve verimli olmasını sağlayacak çözümün bulunmasıdır. İhtiyaçların doğru belirlenerek karar verilmesi bu süreçte büyük önem taşımaktadır.

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, standart gereklilikleri doğrultusunda “yaptığını yaz, yazdığını yap mantığı” ile işletilebilir. Yönetim sisteminin ilk kurulduğu dönemlerde dirençle karşılaşılabilmektedir. Gerçekleştirilecek olan aksiyonlar ve alınan kararlar çalışanların motivasyonunu etkileyebilmektedir. Bu noktada ihtiyaç doğru belirlenerek çalışanlara doğru aktarılmalıdır. Çok sıkı kontroller ile tasarlanan süreçler yönetim sisteminin başarısına engel olabilir. Bu şekilde yönetilen sistemler bir süre sonra işletilemez hale gelebilmektedir. 

27 Nisan 2017 Perşembe

Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği-ISO 27019 Değişikliği


Bildiğiniz üzere Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde 26 Aralık 2014 tarihinde yayınlanan 29217 sayılı yönetmelik ile 100MW ve üzeri üretim yapan üretim lisansı sahipleri (OSB üretim lisansı sahipleri hariç), iletim lisansı sahipleri, piyasa işletim lisansı sahipleri ve dağıtım lisansı sahipleri (OSB dağıtım lisansı sahipleri hariç) için “Kurumsal bilişim sistemi ile endüstriyel kontrol sistemlerini TS ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi standardına uygun bir şekilde işletmek, TS ISO/IEC 27001 standardına uygun faaliyet gösterdiğini Türk Akreditasyon Kurumuna akredite olmuş bir belgelendirme kurumuna ispat ederek sistemlerini belgelendirmek ve söz konusu belgelerin geçerliliğini sağlamak” zorunluluğu getirilmişti.
Geçtiğimiz yıl 22 Ekim 2016 tarihli 29865 sayılı yayınlanan bir yönetmelik ile Üretim Lisansı sahiplerinde ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi sertifikasyonu zorunluluğunun kaldırıldığı yayınlanmıştı.


Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğine ilişkin 24 Şubat 2017 tarihinde yayınlanan son değişiklik yönetmeliği ile Üretim Lisansı sahiplerinde ISO 27001 zorunluluğu yeniden gündeme getirilmiştir. Aynı zamanda bu yönetmelik değişikliği ile elektrik üretim, iletim ve dağıtım lisansı sahipleri ISO 27001 çalışmalarında ISO 27019 standardını dikkate almaları gerektiği belirtilmektedir.



Üretim Lisansı sahipleri için ilgili madde:

f) Geçici kabul tarihinden itibaren yirmi dört ay içerisinde OSB üretim lisansı sahipleri hariç olmak üzere, işletmeye geçmiş kurulu gücü 100 MWe ve üzerinde olan bütün üretim tesisleri için kurumsal bilişim sistemi ile endüstriyel kontrol sistemlerini TS ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi standardına uygun bir şekilde işletmek, TS ISO/IEC 27001 standardına uygun faaliyet gösterdiğini Türk Akreditasyon Kurumuna akredite olmuş bir belgelendirme kurumuna ispat ederek sistemlerini belgelendirmek ve söz konusu belgelerin geçerliliğini sağlamak, TS ISO/IEC 27001’e göre kuracakları Bilgi Güvenliği Yönetim Sisteminde TS ISO/IEC 27002 Uygulama Rehberine ek olarak ISO/IEC TR 27019 rehber dokümanını da referans almak,

Peki ISO 27019 standardı nedir?

27000 standart ailesinde Olay Yönetimi, Siber Güvenlik, Denetim gibi konu özelinde rehber standartlar olduğu gibi, sağlık, telekom, bulut bilişim gibi sektörel uygulama rehberleri de yer almaktadır. ISO 27019 standardı da, 27000 ailesinin sektör spesifik standartlarından biri olup, enerji sektöründe kontrol sistemlerine yönelik bilgi güvenliği konularını ele almaktadır.

Enerji sektöründe hali hazırda ISO 27001 düzenlemelerinin bulunması, ISO 27019 standardına uyumluluğu da kolaylaştırmaktadır. ISO 27019 standardı ISO 27001 EK-A kontrollerinde enerji sektörüne özel rehber açıklamalara ek olarak, enerji altyapılarına ilişkin kontrol süreçlerinde ek güvenlik kontrolü hedefleri sunmaktadır.



10 Ekim 2016 Pazartesi

A ve B sınıfı Onaylanmış Kişi Statüsü Belgelerinin Süreleri Uzatıldı

7 Ekim 2016 tarihli 29850 sayılı resmi gazete ile gümrük yönetmeliğinde değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre A ve B sınıfı OKSB süreleri 15 Ağustos 2017 tarihine kadar uzatılmıştır.

İlgili yönetmelik maddesi:

GÜMRÜK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK


A, B ve C sınıfı onaylanmış kişi statüsüne ilişkin geçici düzenleme
GEÇİCİ MADDE 9 – (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenmiş olan ve geçerliliğini koruyan tüm A ve B sınıfı onaylanmış kişi statü belgelerinin süresi 15/8/2017 tarihine kadar uzatılır.
(2) Bu madde kapsamında süresi uzatılan A ve B sınıfı onaylanmış kişi statü belgelerinin askıya alınması, geri alınması ve iptaline ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(3) Bu madde kapsamında süresi uzatılan A ve B sınıfı onaylanmış kişi statü belgeleri kapsamında yararlanılacak hak ve yetkiler ile bu hak ve yetkilerin askıya alınması ve geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(4) 15/8/2017 tarihinden önce düzenlenmiş olan ve geçerliliğini korumaya devam eden tüm C sınıfı onaylanmış kişi statü belgeleri 15/8/2017 tarihi itibariyle mevcut belgenin geçerlilik süresi sonuna kadar geçerli olmak üzere onaylanmış kişi statü belgesi olarak değiştirilir.”



4 Ocak 2016 Pazartesi

ISO/IEC 27001:2013 sertifikası için Penetrasyon Testi (Pentest) Zorunlu mu?

Kurumların “ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi” felsefesi ile bir yönetim sistemi kurmak ve standarda uyumluluğunu belgelendirerek sertifikaya sahip olmak için yapması gereken çalışmalarda, en fazla merak edilen konuların başında Penetrasyon testinin(sızma testinin) ISO/IEC 27001 uyumluluk sürecinde zorunluluk olup olmadığı gelmektedir.

28 Aralık 2015 Pazartesi

ELEKTRİK PİYASASI TEDARİK LİSANS SAHİPLERİ İÇİN ISO 27001 ZORUNLULUĞU


Son yıllarda EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) tarafından uygulanan stratejilerin;  izlenebilir, ölçümlenebilir, değerlendirilebilir ve iyileştirilebilir süreçler ile yönetim yönünde olduğu; lisans sahipleri için uluslararası standartlara uyumlu süreçler kurma ve işletme zorunluluklarından yola çıkılarak görülebilmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda yine blog.btyon’den paylaştığımız "Enerji Piyasasında Bilgi Güvenliğine Verilen Önem Giderek Artıyor" başlıklı yazımızda, 26 Aralık 2014 tarihli (Sayı:29217) yönetmelik değişikliğiyle; 100MW ve üzeri üretim yapan üretim lisansı sahipleri(OSB üretim lisansı sahipleri hariç), iletim lisansı sahipleri, piyasa işletim lisansı sahipleri ve dağıtım lisansı sahipleri (OSB dağıtım lisansı sahipleri hariç) için “Kurumsal bilişim sistemi ile endüstriyel kontrol sistemlerini TS ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi standardına uygun bir şekilde işletmek, TS ISO/IEC 27001 standardına uygun faaliyet gösterdiğini Türk Akreditasyon Kurumuna akredite olmuş bir belgelendirme kurumuna ispat ederek sistemlerini belgelendirmek ve söz konusu belgelerin geçerliliğini sağlamak” zorunluluğu duyurmuştuk. Değişikliğe ilişkin yönetmelikte, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde yapılan değişikliklerin 01.03.2016 tarihinde yürürlüğe gireceği; dolayısıyla ilgili sertifikasyon gereksinimlerinin bu tarihe kadar karşılanması beklendiği ifade edilmekteydi.

Buna ek olarak, geçtiğimiz günlerde yayınlanan 23 Aralık 2015 tarihli (Sayı:29571) yeni bir yönetmelik değişikliğinde ise bir önceki değişiklikte konusu geçmeyen tedarik (Görevli Tedarik Şirketi) lisans sahipleri  için de “lisans alma tarihinden itibaren yirmi dört ay içerisinde TS EN ISO 9001, TS ISO 10002 ve TS ISO/IEC 27001 standartları için Türk Akreditasyon Kurumuna akredite olmuş bir belgelendirme kurumu tarafından verilen uygunluk belgelerini Kuruma sunmak” bir zorunluluk olarak duyurulmuş durumdadır.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

ISO Standartlarında Annex SL Yapısı

Annex SL Nedir?


ISO uzun yıllardır kalite ve çevreden, bilgi güvenliği, iş sürekliliği yönetimi ve kayıt yönetimine kadar çeşitli konularda birçok yönetim sistemi standardı oluşturmuştur. Paylaşımların ortak unsurları olmasına rağmen, ISO yönetim sistemi standartları çok farklı şekil ve yapılarda yayınlanmıştır. Bu ortak yapı eksikliği, uygulama aşamasında bazı karışıklıklar ve zorluklara sebep olmaktadır. Bu karışıklıklar ve zorluklar ISO standartlarında Annex SL yapısına geçilmesine yol açmıştır.


Başlangıçta, ISO 9001 ve ISO 14001 arasındaki uyumluluğu koordine etmek için kurulan Annex SL, tüm ISO yönetim sistemi standartları için uygulanabilir bir taslak haline getirilmiştir.





Yazının tamamını okumak için ilgili makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

27 Mart 2014 Perşembe

Bilgi Güvenliği ve Bilgi Varlıklarının Sahipliği



8.1.2 Varlıkların Sahipliği
Kontrol: Envanterdeki varlıklar sahiplenilmiş olmalıdır.
Uygulama Kılavuzu:
Varlık yaşam döngüsünde, varlıkların etkin yönetimini sağlamak adına varlık sahibi belirlenmelidir. Varlık sahibi kişiler ya da bölümler/birimler olabilir. Varlık sahibi ilgili varlığın mülkiyet haklarına sahip olma zorunluluğu yoktur. Varlık sahibi kısmı olarak varlığa ilişkin sorumlulukları kurum içi organizasyonda yer alan kişilerle paylaşabilir fakat ana sorumluluk varlık sahibinde olacaktır.
Varlık sahipliği belirleme çalışmaları bir süreç olarak değerlendirilmeli ve yeni bir varlık envantere eklendiğinde, değiştirildiğinde, ya da kuruma transfer edildiğinde varlıkların sahipleri atanmalıdır.
Varlık sahibi; varlık yaşam döngüsü süresince varlığın yönetiminden sorumlu olmalıdır.
Bir varlık sahibi aşağıdakileri sağlamalıdır;
·        -Sorumluluğu altında olan varlıkların envantere işlenmesini sağlamak
·       -Varlık türüne göre uygun bir biçimde sınıflandırılması ve korunmasını garanti altına almak
·      -Varlıklara erişim gereksinimleri tanımlamak ve erişim kontrolünü periyodik olarak gözden geçirmek ve gerekli durumlarda önlem almak
·       -Varlıkların imhası ile ilgili gereksinimleri tanımlamalı ve uygun bir biçimde işletildiğini garanti altına almak

25 Mart 2014 Salı

Bilgi Güvenliği ve Varlıkların Kabul Edilebilir Kullanımı



8.1.2 Varlıkların Kabul Edilebilir Kullanımı
Kontrol: Bilginin, bilgi ve bilgi işleme araçları ile ilişkilendirilmiş varlıkların kabul edilebilir kullanım kuralları,  tanımlanmış, dokümante edilmiş ve uygulanmış olmalıdır.
Uygulama Kılavuzu:
Kurum çalışanları ve kurumsal varlıklara erişebilen tüm üçüncü taraf çalışanlar/tedarikçiler varlıkların kullanımı ile ilgili bilgi güvenliği gereksinimlerini sağlamak adına gerekli farkındalığıa sahip olmalıdır. Kendi sorumlulukları altında olan bilgi varlıklıklarının üretilmesi, işlenmesi ve depolanmasına ilişkin  sorumlukları yerine getirmelidir.  Varlıklıkların kabul edilebilir kullanım easları belirlenirken, kuruluşun verdiği hizmetler gözönünde bulundurulmalıdır. (Ör: E-posta kullanımı, ağ servislerinin kullanımı, mobil cihazların kullanımı)

18 Mart 2014 Salı

İnsan Kaynakları Güvenliği -İstihdamın Sonlandırılması ve Değiştirilmesi-



7.3 İstihdamın Sonlandırılması ve Değiştirilmesi
Hedef: İstihdamın değiştirilmesi ve sonlandırılması sürecinde, kuruluşun çıkarlarını korumak.
7.3.1 İstihdamın sonlandırılması veya değiştirilmesi sorumlulukları
Kontrol:
İstihdamın sonlandırılması veya değiştirilmesinden sonra geçerliliğini koruyan bilgi güvenliği sorumlulukları ve yükümlülükleri tanımlanmış, çalışanlara ve yüklenicilere bildirilmiş ve uygulamaya zorlanmış olmalıdır.
Uygulama Kılavuzu
İstihdamın sonlandırılması ile birlikte önceden tanımlanmış süre boyunca bilgi güvenliği rol ve sorumlulukları devam etmelidir. Bilgi güvenliği açısından kurum içi pozisyon değişiklikleri de istihdam sonlandırılması olarak değerlendirilmesi fayda sağlayacaktır. İstihdam sonrası bilgi güvenliğinin sağlanması adına, istihdam sonrası rol ve sorumluluklar işe alım sırasında yapılan sözleşmelerle garanti altına alınmalıdır. Erişilen bilginin hassasiyetine göre  anlaşmalara bilgiyi ifşa etmeme süresi tanımlanmalıdır.
Kurumsal ortamda istihdamın sonlandırılmasına ilişkin sorumluluklar genellikle İnsan Kaynakları bölümlerinin işlettiği bir süreç olarak görülmektedir. Bu süreçte istihdamı sonlandırılan personelin çalıştığı bölüm/birim/departman ile koordineli olarak çalışmak faydalı olacaktır. Kurum içinde dış kaynak çalıştırılıyorsa, personelin bağlı olduğu kurum ile sürecin yönetilmesi sağlıklı olacaktır. Gerekli ise istihdam sonlandırılması ve görev değişimlerinde tüm ilgili tarafların örneğin; çalışanlar vemüşterilerin bilgilendirilmesi faydalı olacaktır.